Tahsin Görgün

Tahsin Görgün

Adalet ve Mizan

A daletin, her şeyi yerli yerine yerleştirmek/koymak olduğu ile ilgili formel tanım, şeylerin yerlerinin nasıl belirleneceği sorusu ile birlikte, bir belirsizlik kazanıyor. Yerini bulmak ve yerinde olmak, bu cihetten mutlak

I Nereden başlayacağız sorusuna verilebilecek en isabetli cevap, bulunduğumuz yerden olacaktır. Aslında bütün anlamlı sorular bir yerde bulunan insanın/insanların, oradan hareketle sordukları sorulardır. Buradaki yer, duruma göre hakiki veya gayri

19. yüzyılın başlarında, Almanya’nın Fransız ordularının işgalinden kurtuluş mücadelesi vermeye çalıştığı şartlarda, Almanya’da aydınlar arasında Alman milletinin manevî varlığını muhafaza edecek, mevcut sorunlarla, sadece Almanları düşünerek değil, Almanya dışında yaşayan insanlara

1. Türkiye ve İslam dünyası bir buçuk asırlık bir süredir yaşadığı olağanüstü şartları aşarak normalleşmenin yollarını ararken, bu arayışta kendisine bilgiyle refakat edecek en önemli kurum/müessese üniversite olmak durumunda. Üniversite

1.Karşı karşıya kaldığımız bütün sorular ve sorunlar insanla başlar, insanla devam eder ve insanda/la biter. Varlık ve oluş kadar bilgi ve değer de insanda ve insanla hakikatini bulur. İlim, sanat,

  1. Siyaset, başkaları ile birlikte yaşamak zorunda olan insanların fert ve tür olarak kemalini aramasının makul yolu ve düzenini ifade eder. Bu düzen mahiyeti itibariyle tümel/küllî ise de insanların

1. Üniversite, ait olduğu toplumun kendine ilişkin şuurunu temsil eder. Türkiye’de üniversite mevcut haliyle kurulurken, bir cihetten böyle bir şuuru/yönelişi temsil ediyordu: Garp medeniyetini üstlenmeye yönelmiş, medenî milletler arasında yer

1.Nesefi akaidine “ehl–i hakk şöyle dedi” şeklinde başlamaktadır. Burada iki kavram önemlidir, birisi hakk diğeri ehl. Hakikati söyleyebilmenin ön şartı, o hakikate inanan bir toplumun mensubu olmaktır; bu mensubiyet insana

Son Yazılar

Çünkü ahlâk ilminin tarifi, övülen huyları kazanmak ve yerilen huyları terk etmek için bu huylara

Kendi içinde bir bütünlük oluşturacak şekilde düşünülebilen her türlü toplumsal olgu, insan bireyleri tarafından çizilmiş

Böylece Tanrı, özgürlük ile ölümsüzlüğü aklımın zorunlu pratik kullanımı amacıyla varsaymam bile olanaksızdır. Eğer teorik

Spinoza’nın Etika’sı modern ve çağdaş Batı felsefesinde önemli bir yere sahiptir. 1677’de yayımlanan bu eser,

Favorilere Ekle Ahlâk–ı Alâî, Kınalızâde Ali Çelebi (ö. 1572) tarafından 1563’de Şam’da kaleme alınır. Kınalızâde

Yalçın Koç, çağdaş İslam düşüncesinin kendine özgü dili ve şeması olan önemli bir düşünürüdür. Anadolu