Ahlâk İlmi’nin Tarifi: Şerhu’l-Ahlâki’l-Adudiyye’den

Taşköprîzâde

Taşköprîzâde



Çünkü ahlâk ilminin tarifi, övülen huyları kazanmak ve yerilen huyları terk etmek için bu huylara dâir bilgidir. Ahlâk ilminin konusu; övülenlerin, yerilenlerle değiştirilmesi bakımından insan huylarıdır. Gayesi ise dünya ve ahiret hayatında iftihar edilecek mutluluklar ile insan nefsinin yetkinleşmesidir. Hatta elçi ve nebilerin gönderilmesindeki amaç, inanç konuları hakkında yakinî bilgiye ulaşmanın ardından huyların güzelleştirilmesinden başka bir şey değildir. Nitekim Hz. Peygamber[a.s.m]  “Ben, ahlâkî güzellikleri tamamlamak için gönderildim”1 buyurmuştur.

Bu ilmin derecesine ise dosdoğru Peygamber’in lisanında gelen vahiyle işaret edilmiştir. Çünkü bu ilim bütün elçi ve nebilere emredilmiştir. Bu âyetlerden biri, yüce Allah’ın Hz. İbrahim ’den tahkiye olarak buyurduğu şu sözüdür: “Rabbim! bana hikmeti ver ve beni salihlerden eyle.” (Şu‘arâ, 26/83). Bu âyetin ilk kısmı nazarî gücün yetkinleştirilmesine, ikinci kısmı da amelî gücün yetkinleştirilmesine işaret etmektedir. Bir diğer âyet, yüce Allah’ın Hz. Mûsâ ’ya yönelik şu hitabıdır: “Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah’ım. Benden başka ilâh yoktur. Bana kulluk et; beni anmak için namaz kıl” (Tâhâ, 20/14). 




Makalenin devamını okumak için Abone Olun